Klavyenizin Ctrl tusuna basılı tutarak çoklu seçim yapabilirsiniz.

Sektör (Ctrl+)

İş Alanı (Ctrl+)

Yayınlanma Tarihi

 

Hızlı Arama

İş arama kutucuğuna yazacağınız kelime veya kelime grupları ile; yayında olan ilanları kolayca listeleyebilirsiniz. Yazacagınız kelimeler, pozisyon olabileceği gibi aranan iş ile ilğili herhangi bir kelimeyi de içerebilir.Örnegin; Coreldraw programına hakim ve Tekstil sektörönde is arıyorsanız arama kutucuğuna Coreldraw Tekstil yazarak içinde Coreldraw ve Tekstil geçen ilanlar listelenmiş olacaktır.

Sektöre Göre Hızlı Arama

Bu arama Bölümünde belirli bir kritere göre (Sadece Bilişim Sektörü İlanları vb ) göre arama yapabilirsiniz. İlan tipi, zaman, şehir ya da sektör seçimlerinden biri ile yapacagınız aramada karşınıza çıkan sonuçlar detaylı aramaya göre daha geniş olacaktır.

Detaylı Arama

Detaylı arama menüsünde aradığınız özellikteki işleri listeleyebilmeniz için daha fazla araç sunulmaktadır. Sektör, İş Alanı, ilanın yayınlanma tarihi, Çalışma sekli seçeneklerinden çoklu seçim yaparak size en uygun sonuçları listeleyebilirsiniz.

Aramalarınızı kaydedin!

Aramalarınızı kaydedin bölümüyle arama yaparken her defasında aynı kriterleri girerek arama yapmak yerine aramanızı kaydedebilir, kaydettiginiz aramalara kayıtlı aramalarım Bölümünden ulasabilirsiniz.




İnsanlar Kendini Neden Kötü Hisseder


İnsan, toplum hayatı yaşayan ve birbirlerinden etkilenen en akıllı varlıktır. Bir adaya bırakılmış insan orada en lüks donanımlı villayı bile kullanmak istemeyecek toplum içindeki küçük evine dönecektir. Mobilyaların, arabanın, mesleki kariyerin toplum içinde olması halinde önemi vardır yoksa kimsenin görmediği lüks bir buzdolabının evin bodrum veya mahzenine konulmasına gerek duymayacaktır, bundan yeterli tatminde sağlayamayacaktır.

 

Benim bu yazıda kaleme almak istediğim durum kendimizi kötü hissettiren istekler, yönlendirmeler veya zorlamalar hakkındadır.

 

Bunlardan birincisi Anne-babadır.

1.        Çocuklar sürekli anne-baba tarafından her şeyi mükemmel ve kusursuz yapmaya yönlendirilir. Bu aslında imkânsızdır ama yinede isterler. Uyku düzeni, tuvalet alışkanlığı, bir işi becermesi, söylenmeden sofrayı kurması, derslerinde başarılı olması, söylenenleri hemen yapması vs. Hele büyüyünce ne olacaksın sorusu karşısındaki zorlamalar, onları yönlendirme ve baskı yapmalar. Zorla polis, doktor, avukat, mühendis olma talepleri. Bunu başaramayan her çocukta ebeveynden kalan bir tatminsizlik yanı olacaktır. Severek yaptığı işte en iyide olsa hayatında hep annem şu işi yapmamı istemişti hatırasını tekrar ederek ezikliğini taşıyacaktır.

 

2.            Kendi arzularımız. Hayatımızı kendimiz kurgulamaya çalışırken de hatalı seçimler veya sınırsız isteklerde buluna biliriz. Kırmızı bisiklet, dizüstü bilgisayar, parkta boş salıncak, büyüyünce bilgisayar mühendisi olmak, zengin olmak, güçlü olmak, güzel olmak, en sevilen çocuk olmak, en çalışkan öğrenci olmak vs. ama hayat o kadar kolaylıklarla dolu değil. Bazen mücadele ettiğimiz şey başarılamaz ve hayat boyu bir kırmızı bisikletim olmadı ezikliğini yaşayabiliriz.

 

3.           Eğitim sistemimiz. Sürekli yarışa sokulmuş öğrenciler vardır. Başarılıdır evet zekidir de ama mutluluğu sınırlandırılmıştır. Öğretmenler çocuğu anlamadan sürekli yüklenirler, olimpiyata, sınava hazırlar dururlar ama çocukluk hayatındaki önemli devreleri bazen öğretmenlerde ıskalar ve çocukta koşturmaca ile geçen eğitim döneminin bazı üzücü yanları hatıra olarak kalır.

 

4.           Toplum hayatı da mutluluğu çabuk soğutan unsurlarla doludur. Toplum bizden daha zengin, daha genç, daha akıllı, daha güçlü, daha açıkgöz, daha bilgili, yüksek ahlak sahibi olmamız konusunda bizi zorlayacaktır. Sürekli gereğinden fazla harcama, çalışma ve yorulma ile karşılaşacağız bu durumda yorgunluğun mutsuzluğu ile kazanmanın mutluluğu birbirin kovalayacaktır. İleri yaşlarda neleri yapmazdım sorusuna tekrar gelebilmekteyiz. Bunda en yüksek paya sahip olan ise sıradan bir günde karşılaştığımız 15.000’in üzerindeki reklâm mesajlarıdır. Bu reklâmların çoğu gerçekçi olmayan idealler için insanları kışkırtır, eğer onlara ulaşılmaz ise insan elbette kendini kötü hissedecektir.

        Reklâmlar değil haber yönlendirmelerinde bile TV ve gazeteler insanların mutsuzluğunu artırmaya devam etmektedir. Kara kış, çöl sıcağı, sağanak yağış korkusu, kuraklık kapıda, deprem yakın mı vs. haberleri insanı mutsuz etmek için yarışan haberlerdir.

 

5.          Bir başka yönlendirme ise yine toplum içinde insanlara dayatılan model ve kahramanlardır. Bu kahramanlar kıyafet ve davranışlarına kadar taklit edilmeye çalışılırken kendimiz olmaktan çıkabiliriz. Süpermen olma gayreti çoğu insanın zayıf yanlarının gerçekten çok daha fazlaşmış gibi görünmesini ve mutsuzluk, tatminsizlik şikâyetlerinin başlangıcı olacaktır. bir genç kızın film yıldızı gibi giyinmek, eğlenmek veya lüks arabalarla gezmek arzusu oraya çıkabilmek için birçok şeyi feda etmeyi bile göze alabileceği hayatı boyunca kendinden kaçacağı şeyleri yaptırabilir. Ama oraya geldiğinde mutluluğun orada da olmadığın görecek yaptıklarının şiddetli acısını içinde yaşayacaktır. Zaten oraya hiç gelemeyenler erişilmezin üzüntüsünü içlerinde yıkım olarak yaşayacaklardır.

 

Bunlar psikolojik sendromlar olarak toplumun içine sinmiş mutsuzluk kaynakları mıdır? Temel kaynağı insanı en büyük korkusu olan utanma hissiyle yönlendirmesidir. Zira utanç en derin ve en eski duygumuzdur. Bazen onun yüzüne bakamam, yer yarılsa içine girsem gibi aşırı teptiler de verebilmekteyiz. Ancak bunu zorlayan sebepler, yukarıda sayılan 5 zorlayıcı ve yönlendirici unsurların içinde vardır.

 

Prof. Dr. Petruska Clarkson’un makalesinden faydalanarak ve kendi yorumlarımla sunmaya çalıştığım bu tabloda insanlar daha mutlu ve huzurlu olabilir ama aşağıya çekenler daha fazla olunca üst başlığı yakalamak zorlaşıyor.

 

 

Muammer MURAT

 



Diğer Yazılar



Jooble aracılığı ile ilanlarımız daha çok adaya ulaşıyor...Jooble